İlham Veren Kadın Melda Yeter…

İlham Veren Kadın Melda Yeter…
  • 08/03/2026 10:40
  • İlham Veren Kadın Melda Yeter… için yorumlar kapalı
  • 26
  • A+
    A-
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Amik Çırçır Prese Yönetim Kurulu Başkanı Emine Melda Yeter, iş hayatındaki başarısıyla ön plana çıkan bir isim. Yıllardır iş dünyasında bulunan Melda Hanım; 8 Mart gibi anlamlı bir günde kadının ekonomik özgürlüğünü kazanmasının önemini ve bunun için yapılması gerekenleri anlattı…

Emine Melda Yeter, Çağdaş kadın; kendi gücünün, kapasitesinin, sınırlarının, isteklerinin farkında olan ve hayatını bu farkındalıklar çerçevesinde planlayan, önceliklendiren ve yaşayan kadın. Kısacası ekonomik bağımsızlığı olan ve isteklerini, potansiyelini gerçekleştirebilen biri.

Kadınların daha alacağı çok yol var. Şöyle ki mutlaka bir süreklilik garantisi vermeleri gerekiyor diyerek açıklamada bulunan Yeter;  “Kadınlar iş hayatlarına ailevi nedenlerle ara verirler” varsayımıyla zaten birçok şirkette kariyerlerini engellemiş ya da kesintiye uğratmış oluyorlar. Fakat çocuk olayı bittikten sonra kadınların, bıkmadan usanmadan bu kariyer planını yapmaları, şirketlerinden bu yönde talepkâr olmaları, bulundukları işlerde bu ciddiyette bir kariyer planlaması yapmaları gerektiğini düşünüyorum. Kadının doğası çok güçlü. Korumacı ama içten! Artık dünyaya kadın tarzı yönetim gelmesi gerekiyor. Uzun vadeli düşünebilen bir vizyon gerekiyor. Kadınlara tek mesajım var; ne yapsınlar etsinler ekonomik bağımsızlıklarını kazansınlar. Hayatta en gerekli şey maddi olarak ayakta durabilmek. Çünkü birçok şey ona bağlı oluyor. Herkes için dileğim, “Umarım ne işte, ne de özel hayatta kötü insanlarla karşılaşırlar.”. Pes etmek yok!” dedi.

KADIN YETENEKLERDEN DÜNYA YETERİNCE FAYDALANMALI…

Çocukluğum ve gençlik yıllarımda uzun süre yurt içi ve yurtdışında yaşama fırsatı buldum. Şu an hayatımı Ankara’da sürdürüyorum. Bir Erkek çocuk annesiyim. İş yaşamında ise son dönemde en fazla tartıştığımız konu yetenek yönetimi. Büyük kurumların en önemli üretim kaynağı insan kaynağı. Üretkenliğin ve verimliliğin bir numaralı çözümü yaratıcılık ve inovasyon. Bunlar ise bir insani beceri olarak ortaya çıkıyor. Peki, böylesine bir hızlı değişim ve dönüşüm ortamında kadın yeteneklerden dünya neden yeterince faydalanmıyor? Ekonomik veriler gösteriyor ki, daha fazla kadının ekonomiye katılımı daha fazla refah ve büyüme demek.
İşte burada karşımıza “Toplumsal Cinsiyet” konusu çıkıyor. Toplumsal cinsiyet kavramı, eşitlik değil eşitsizliği getiriyor. Toplumsal yaşamdaki öğretiler bir engel olarak karşımıza çıkıyor. Bu sebeple öncelikle bu kavramları netleştirmek istiyoruz.

ÖNDER KADIN YETER; “LİDERLİK RUHUMDAN DOLAYI ÖNCÜLÜK YAPMAYA, ROL MODELİ OLMAYA VE İŞ HAYATINDA İYİ KAPTANLIK YAPABİLMEK İÇİN DE ELİMDEN GELENİ YAPMAYA HER ZAMAN HAZIRIM”…

Emine Melda Yeter, iş hayatı serüveninden, aile ve özel hayatına kadar hemcinsleri için adeta idol bir kişilik. Başarının anahtarını çok çalışmak, güvene dayalı ilişkiler kurmak, yeni hedefler belirlemek ve yenilikleri uygulamak olarak tanımlayan başarılı iş kadını, Sosyal sorumluluk projelerinde yer alarak ihtiyaç sahiplerine destek olmanın öneminden bahseden Yeter, daha çok iş insanının bu konuda duyarlı olması gerektiğini
düşünüyor. Biyolojik cinsiyet, kadın ve erkeği tanımlayan biyolojik, fiziksel farklılıklardır. Biyolojik cinsiyeti konuştuğumuzda eşitlik değil, farklılıkları konuşuruz. Bu farklılıklar insanoğlunun soyunun sürdürülebilirliğini sağlar. Kadın ve erkek, iki ayrı cinsiyet olarak dünyaya gelir. Fiziksel olarak farklıdır. Biyolojik cinsiyet evrensel bir olgudur. Daha çok insani yönlerimizi düşünerek, insanların hata yapabileceğini, hatalarından dolayı kendilerine kızsalar da kalkıp yine koşmaya devam etmeleri gerektiğini düşünüyorum. Hataların tekrar edilmesi hiç hoşuma gitmez,  o konuda müsamaha etmekte zorlandığımın farkındayım. Suistimal edilmeye hiç tahammülüm olmadığını biliyorum. Ama yine de insanlara, bol bol şans verdiğimi düşünüyorum. Ekip çalışmasına inanıyorum. Liderlik ruhumdan dolayı öncülük yapmaya, rol modeli olmaya ve ekibime iyi kaptanlık yapabilmek için de elimden geleni yapmaya her zaman hazırım. Herkes önemli ve özel olmak istiyor. Çevreni böyle hissettirebiliyor musun? Asıl mesele bu.

BAZILARI “SÜPER KADIN” OLAYINA ÇOK SOYUNUYOR VE ROLLERDE EŞİT BİR GÖREV DAĞILIMI OLMADIĞI İÇİN ZORLANIYOR…

Sosyal yaşantısında spor yapmaktan, yüzmek ve jimnastik yapmaktan büyük keyif aldığını ifade eden başarılı iş kadını Melda hanım, aile gezilerinden, yeni yerler keşfetmekten, farklı kültür ve lezzetleri denemekten büyük keyif aldığını söylüyor ve iş konusunda açıklamalarda bulunuyor; “Yeni işe atılanlar çok uluslu şirketlerde ilk tecrübelerini yaşarlar ise standartları dünya çapında olur. Çok tavsiye ederim. Girişimcilik dediğimiz şey ise sadece bir fikirle olsaydı kolay olurdu. Girişimcilik hikâyeleri aslında kadınlara çok uygun. Daha büyük start-up fonları olursa ülkemizde, bu hikâyeler daha çok desteklenir ve büyüyebilirler diye düşünüyorum. Bu bir ekosistem meselesi ve yeni oluşmaya başladı bence. Girişimcilik fikirlerini destekleyici, işi bilen uzmanlara ve bu fikirlerin büyüyüp yeşermesine imkân veren bir ekosisteme gereksinim duyuluyor. O da ülkemizde yeni yeni gelişiyor. İş dünyasında kadın olmanın zorlukları, sadece toplumun kadının sırtına yüklediği rollerden dolayı olabilir. Kadın, “süper kadın” olayına çok soyunuyor ve rollerde eşit bir görev dağılımı olmadığı için zorlanıyor. Eskiden iş hayatı hesapta yoktu. Biz geçiş dönemi kadınlarıyız. Genç nesilde benim gözlemlediğim kadarıyla hiçbir zorluk olmayacak” dedi.

BİZ VARIZ VE HAZIRIZ!

İş insanı olarak, tekrarlamak isterim ki biz varız ve hazırız. “kadın kotası” koymak da “eşit pozisyon için eşit değerlendirme” kriterinin uygulamaya geçmesi de faydalı çabalarımız ve bunun için çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz. Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin sağlanamamış olmasının tetiklediği büyük bir kadın “yetenek” sızıntısı var. Bu sızıntıyı yaratan sebeplere baktığımızda iş ortamında her seviyedeki kadınların çalışma şartlarını iyileştirecek, esnek çalışma koşulları, aile sorumluluklarının daha adaletli paylaşımı gibi imkânların olmaması veya uygulanmaması öne çıkıyor. Türkiye özelinde ise iş dışı dünyada, sadece çocuk değil, çoğu zaman kadınların sırtına yaşlı ve engelli bakım hizmetlerinin yüklendiğini de görüyoruz.

“YETENEK” KADINLARDA
Cinsiyet Eşitliği yolunda adım atabilmek için kadınlara sağlanan destek ağı ve altyapısının güçlendirilmesi kadar, çoğu zaman bilinçsizce, düşünülmeden paylaştırılan sorumlulukların daha eşit ve adil olarak erkek ve kadınlar arasında paylaştırılması gerekiyor. Bilinçsiz önyargıları yenmenin yolu, alışkanlıklara bakarak, toplumun zorlaması ile düşünmeden karar vermeyi bırakmak. Denemeye değmez mi?

İŞ DÜNYASINDA KADIN NETWORK’Ü

Ayrıca Türkiye’de hem hükümet hem de yerel yönetimler düzeyinde daha fazla kadından tedarik yapılması için İş Dünyasında Kadın Network’ü kurulması hedefi ile yeni bir proje başlatılmalı. Kamu, özel sektör ve sivil toplum ayaklarında doğru adımlar atılması ve doğru politikaların hayata geçirilmesiyle ülkemizin en temel sorunlarından biri olan toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin çözümü yönünde önemli mesafeler kat edileceğine inanıyorum.

Emine Melda Yeter; kadınlarımızın 8 Mart gününü kutladı ve yaklaşan Ramazan bayramının buluşmak, paylaşmak olduğuna değinerek herkese mutlu yarınlar diledi…